Anevrizma Nedir, Belirtileri, Tanı, Tedavisi - Hastalık Sor | Hastalık Sor

Anevrizma

Damarların kalıcı olarak genişlemesi veya balonlaşmasına anevrizma denir ve en fazla en büyük atardamar olan aorta’da oluşur. Zaman içinde daha da genişler ve tedavi edilmez ise patlayarak çoğunlukla ölüme sebep olur.

anevrizma

Kimlerde Görülür?

Bazı kişiler risk altındadır. Bunlar;

  • 60 yaşın üzerindeki kişiler,
  • Ailede yada akrabalarda anevrizması olanlar,
  • Sigara kullananlar,
  • Bacaklarda damar hastalığı olanlar,
  • Kan basıncı yüksek olanlar.

Belirtileri

anevrizma
Anevrizma yırtılması/kanaması olan hastalarda bazı uyarıcı işaretler görülebilir:
- Herhangi bir bölgede ısrar eden baş ağrısı
- Bulantı ve kusma,
- Ensede sertlik (kişi başını kolay eğemez),
- Bulanık veya çift görme
- Işığa karşı hassasiyet (fotofobi)
- His kusurları
Genellikle bir şikayete sebep olmaz. Daha önce bu hastalığı olduğu bilinen ya da bilinmeyenler aniden ortaya çıkan şiddetli bel ve karın ağrıları ile beraber bayılma, tansiyon yüksekliği ya da düşüklüğü durumunda akla gelmeli ve hemen hastaneye başvurulmalıdır.

Tetikleyen Etkenler

Ailesinde beyin kanaması geçirmiş olanlar, bilinen bazı damar hastalıkları bulunan kişiler, yüksek tansiyon, şeker hastalığı olan bireyler, alkol ve sigara kullananların beyin anevrizması konusunda çok daha dikkatli olması gerekiyor.

Tanı

Genellikle doktor muayenesi ile belirlenebilir. Ancak tanısında en basit yöntem ultrasonografidir. Ultrasonografi anevrizmaların tanısında hızlı, ucuz, basit ve güvenilir bir yöntemdir. Bu hastalığın tanısında özellikle tedaviyi planlamak için bazı farklı yöntemler de kullanılmaktadır. Bunlar bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve anjiografidir. Bu yöntemler ile anevrizmanın ne kadar büyük olduğu (tedavi planlamasının en önemli ögesidir), nerede olduğu ve hangi organlarla ilişkide olduğu belirlenir.

Tedavisi

Anevrizmanın çapı ve hastanın şikayetlerine göre ameliyat kararı alınabilir. Çapı tedavinin zamanlamasını belirleyen en önemli faktör olup, anevrizma büyüdükçe rüptür riski artar. Bu nedenle 5.5 cm den küçük anevrizması olupda şikayeti olmayan hastalarda ameliyat gerekmezken, en geniş çapı 5.5 cm yi aştığında (yaklaşık iri bir limon kadar) artık ameliyat gereklidir. Daha küçük anevrizmalar ağrı yapıyorsa ya da aralıklı yapılan ölçümlerde anevrizma hızlı büyüyorsa ameliyat gerekebilir.
Anevrizmanın klasik tedavisi ameliyat ile genişlemiş damar bölümünün suni bir damar ile değiştirilmesidir.

Daha az rahatsızlık verebilecek bir başka tedavi yöntemi ise özel bazı kateterler ile damarın içine girilip, anevrizmanın olduğu damar bölümüne içerden suni damarın yerleştirilmesidir.

anevrizma

Endovasküler (damar içinden) onarımı olarak bilinen bu yöntem yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu yöntem hastaların bir bölümü için uygundur. Anevrizmanın içine suni damar yerleştirildikten sonra büyümeye devam edebilir hatta rüptüre de olabilir. Bu yüzden hastaların işlem sonrası aralıklı olarak bilgisayarlı tomografi veya renkli doppler ultrasonografi ile takibi gereklidir.

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz

Son Eklenen Hastalıklar

Bu rahatsızlık kişilerde bir anda beliren bir rahatsızlık değildir. Yavaş yavaş belirir. Başlangıçta herhangi bir belirti gözlemlenmeyebilir. Kişinin yaşayışına, genetik durumuna ve değişik faktörlere bağlı olarak zaman içerisinde ortaya çıkar. İleri safhalara ulaşmadan farkedilme ihtimali düşük olan bir hastalıktır. Bu rahatsızlıkda belirti, damarda olan tıkanıklığın yeri ile ilgilidir. Damar tıkanıklığı nedeni ile dokulara yeterli oksijen gidemez v...
Devamını gör...
Ülkemizde kalp krizi sorununun yaşanma oranı ve olasılığı çok fazladır. Nitekim birçok kişi kalp bölgesindeki damar tıkanıklığı ve benzeri problemler neticesinde çok farklı sorunlar yaşamaktadır. Lakin yapılan araştırmalar ve açıklamalar sonucun da görülüyor ki; kalp krizi ve benzeri kalp sorunlarından sonra, beyin kanamaları ve beyin içerisindeki damar tıkanıklıkları ikinci aşamada gelen en çok yaşanan sorunlar oluyor. Bu nedenle de, kibarlı panax gibi bu...
Devamını gör...
Bacaklardaki damar tıkanıklığı hakkında öğrenmek istedikleriniz; Bacaklara giden damarların ateroskleroza (damar sertliği) bağlı tıkanması sonucunda ortaya çıkan tabloya periferik arter hastalığı adı verilir. Hastalığın görülme sıklığı % 12 civarında saptanmıştır. Hastalık kadın ve erkekte eşit oranda saptanır. Bu hastalık, kalp krizi ve beyin felci gibi diğer damar tıkanıklığı sonucunda oluşan hastalıklarla daha fazla beraber gözlenmektedir. Öz...
Devamını gör...
ATEROSKLEROZ (Damar Sertliği) : Ateroskleroz atardamarların sertleşmesine neden olan bir sürecin sonucudur. Bu süreç atardamarlar içinde yağ birikimlerinden oluşan çizgiler şeklinde başlar. Atardamarlar bu zararlı yapıya karşı bir savunma mekanizması amacıyla çeşitli kimyasal maddeler salar. Aynı zamanda kan dolaşımındaki hücreler de damar içi yüzeyine yapışmaya başlarlar ve böylece yağ birikimleri ile hücre kümelenmelerinden oluşan aterosklerotik plak geli...
Devamını gör...
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yiğit Akçalı, bacak damarlarında ortaya çıkan pıhtının, akciğeri besleyen damarları tıkaması sonucu ani ölümlerin ortaya çıkabildiğini söyledi. Akçalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bacak damarlarında meydana gelen tıkanmanın ani ölümlere neden olduğunu, bu nedenle de hastalığın ''sessiz katil'' olarak adlandırıldığını kaydetti. İnsanların do...
Devamını gör...

Kronik Hastalıklar

Yapılan araştırmalar, Endometriozis hastalığı ile kısırlık arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu göstermektedir.İnfertil ( çocuk sahibi olamayan bayanlarda) endometriozis hastalığına rastlanma sıklığı %50 ye kadar yükselir. Bir çiftin normal yolla bir ayda gebelik elde etme şansı %20 lerde iken, orta-ileri evre endometriozisli hastalarda bu oran %2 ye kadar düşer. Endometriozisin kısırlığa nasıl sebep olduğu tam olarak açıklanamasa da, muhtemelen hastalığı...
Devamını gör...
Ancak günümüzde her 100 çiftten 15′i bu isteğine kavuşabilmek için yardım almak zorunda. ART Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Senai Aksoy kadınlarda en çok görülen kısırlık nedenlerini anlattı. 1. Yumurtlama bozuklukları: Kadında en sık görülen kısırlık nedeni yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama (yumurtanın yumurtalıklar dışına atılması) olmaksızın döllenme ve gebelik oluşamaz. Yumurtlama bozukluğu dendiğinde yumurtlaman...
Devamını gör...
Birçok şey bozuk sperm sayısı, hareketliliği ve zayıf dölleme yetisine sebep olabilir. En çok rastlanan erkek kısırlığı sebepleri anormal sperm üretimi veya fonksiyonu, sperm transportunda bozukluk, genel sağlık ve yaşam tarzı konularını içerir. Sperm Transportunda Bozuklukve Fonksiyon : Spermle ilgili birçok erkek kısırlığı sebebi şunları içerir : Bozuk Sperm Şekli ve Hareketi : Spermin şekli düzgün olmalı ve yumurtaya doğru düzgün bir şekilde ha...
Devamını gör...
Günümüzde kısırlık artık çok nadiren düzeltilemeyecek bir nedene bağlı olabilir. bunu gerçek kısırlık (sterilite) olarak adlandırıyoruz. Ör: kadının erken menopoz'a girmesi (35 yaş altında), kadının rahminin veya yumurtalıklarının ameliyatla alınmış olması, erkeğin hiç sperm üretememesi (azospermi) gibi. bunların dışında kısır çiftlerde, üreme yeteneği değişik oranlarda azalmış olmakla beraber tedavi ile çocuk sahibi olmak mümkündür. kısırl...
Devamını gör...
1-Sperm üretimi ve spermin iletilmesiyle ilgili sorunlar Erkek faktörüne bağlı gebe kalamama durumunda en önemli neden sperm üretimi veya üretilen spermin iletimi ile ilgili sorunlardır. Oligospermi (sperm sayısının düşük olması), azospermi (hiç sperm olmaması), sperm hareket azlığı erkekteki doğumsal hastalıklara bağlı görülebileceği gibi, varikosel gibi hastalıklarda, vazektomi (erkekte aile planlaması amacıyla vaz deferens adlı kanalın bağlanması) sonrasın...
Devamını gör...