Karaciğer Yağlanması Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi - Hastalık Sor | Hastalık Sor

Karaciğer Yağlanması

karaciğer yağlanması Karaciğer 1,5-2 kg ağırlığı ile vücudumuzun en büyük organıdır. Vücut beslenme dengesinin kurulmasında birincil role sahiptir. Ayrıca vücudumuzun önemli bir temizleme ve boşaltım organıdır. Bu nedenle karaciğerin sağlığına dikkat etmek gerekmektedir.
Karaciğerin kendini korumak için oluşturduğu yağ bezleri vardır. Normal yağ içeriği %10’dan daha az olan karaciğerde bu miktarın artmasına karaciğer yağlanması (hepatosteatoz) denir. Yağlanmayla birlikte yangı ve iltihap oluşursa önce karaciğerdeki hücrelerde harabiyet oluşur, sonra fibroz ve siroza kadar ilerler. Karaciğer yağlanması olan kilolu insanlar, öncelikle kilo vermeli, yağlı gıdalardan uzak durmalı, bol meyve ve sebze tüketerek düzenli olarak egzersiz yapmalıdır. En önemli olanı ise kesinlikle karaciğer yağlanması konusunda uzman olan bir doktora başvurulmalıdır. Türkiye’de bu konuyu en iyi bilen uzmanlık alanı, iç hastalıklar uzmanı, bunların içinden ise özellikle bu konuda uzmanlaşmış gastroenteroloji uzmanlarıdır.

Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde normalden daha fazla hatta aşırı yağ toplanması sebebiyle oluşan tıbbi bir durumdur. Toplumdaki her 4-5 kişiden birisinde karaciğer yağlanması vardır. Sağlıklı bir insanın karaciğer hücrelerinde az miktarda yağ bulunabilir ve bu durum herhangi bir hastalığa neden olmaz. Karaciğerde aşırı yağlanma olursa, bazı yapısal ve fonksiyonel değişiklikler oluşur.

Karaciğerde aşırı yağlanma sonucunda 2 durum meydana gelir;

    siroz
  1. Karaciğerde iltihap ve yangı meydana gelir. Bu duruma tıp dilinde steatohepatit adı verilir.
  2. Aşırı yağlanma olmasına karşın, herhangi bir iltihap ve yangı olmaması durumunda, Steatohepatit geliştiğinde zamanla karaciğer hücreleri harap olarak (nekroz) fibroz denilen ve aynı zamanda karaciğer sirozu başlangıcı olan duruma sebep olur. Nekroz ilerledikçe siroza dönüşmeye başlar. Yapılan çalışmalarda, steatohepatit olan hastaların karaciğerinde fibroz eğer -15 ise karaciğer sirozu gelişebileceği ortaya çıkmıştır. Bunun yanında steatohepatite bağlı olarak gelişen karaciğer sirozu ile, karaciğer kanserinin gelişebildiği de görülmüştür. Bu nedenlerden dolayı karaciğer yağlanması tanısı konmuş hastalar, ayrıntılı bir şekilde değerlendirilerek sıkı takip edilmelidir.

Nedenleri

  • Alkol
  • Aşırı kilo (obezite)
  • Şeker hastalığı
  • Açlık veya hızlı kilo kaybı
  • Wilson hastalığı
  • Uzun süreli damar yolu ile (parenteral) beslenme
  • Aşırı A vitamini kullanma
  • Bazı ilaçlar: Kortizon içeren ilaçlar, amiodaron, tamoksifen, diltiazem, tetrasiklin, talium, östrojenler
  • Gebelik
  • Belirtileri

    Karaciğer yağlanmasının özel bir belirtisi yoktur. Hatta hastalık bazen sinsice ilerleyebilir.

  • Bazen karnın sağ üst tarafında dolgunluk hissi,
  • Halsizlik,
  • Çabuk yorulma
  • gibi belirtiler görülebilir.
    Çok nadir olarak yağlanmaya bağlı olarak gelişen karaciğer hastalığı olan kişilerde;

  • Kaşıntı,
  • İştahsızlık,
  • Sarılık,
  • Bulantı

görülebilir.
Bu gibi şikayetleri lan kişilerde fizik muayene ile kişide yağlanma olup olmadığı tespit edilebilir.

Teşhis

Karaciğer yağlanması daha çok başka nedenlerle yapılan kan tahlilleri veya ultrason ile teşhis edilir. Kan tahlillerinde karaciğer enzimleri yüksek saptandığı zaman yine başka birtakım hastalıklarla beraber karaciğer yağlanması da akla gelmelidir. Ultrasonda ise karaciğerin büyümüş olduğu görülür.

Tedavisi

Alkol dışı karaciğer yağlanmasında ise bugüne kadar 10′dan fazla ilaç kullanılmıştır ancak kesin bir fayda elde edilememiştir. Tedavinin esasları; yaşam tarzı değişikliği, egzersiz, diyetteki yağ miktarının azaltılmasıdır.

Etiketler:, , , , , , , ,

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz

Son Eklenen Hastalıklar

Bu rahatsızlık kişilerde bir anda beliren bir rahatsızlık değildir. Yavaş yavaş belirir. Başlangıçta herhangi bir belirti gözlemlenmeyebilir. Kişinin yaşayışına, genetik durumuna ve değişik faktörlere bağlı olarak zaman içerisinde ortaya çıkar. İleri safhalara ulaşmadan farkedilme ihtimali düşük olan bir hastalıktır. Bu rahatsızlıkda belirti, damarda olan tıkanıklığın yeri ile ilgilidir. Damar tıkanıklığı nedeni ile dokulara yeterli oksijen gidemez v...
Devamını gör...
Ülkemizde kalp krizi sorununun yaşanma oranı ve olasılığı çok fazladır. Nitekim birçok kişi kalp bölgesindeki damar tıkanıklığı ve benzeri problemler neticesinde çok farklı sorunlar yaşamaktadır. Lakin yapılan araştırmalar ve açıklamalar sonucun da görülüyor ki; kalp krizi ve benzeri kalp sorunlarından sonra, beyin kanamaları ve beyin içerisindeki damar tıkanıklıkları ikinci aşamada gelen en çok yaşanan sorunlar oluyor. Bu nedenle de, kibarlı panax gibi bu...
Devamını gör...
Bacaklardaki damar tıkanıklığı hakkında öğrenmek istedikleriniz; Bacaklara giden damarların ateroskleroza (damar sertliği) bağlı tıkanması sonucunda ortaya çıkan tabloya periferik arter hastalığı adı verilir. Hastalığın görülme sıklığı % 12 civarında saptanmıştır. Hastalık kadın ve erkekte eşit oranda saptanır. Bu hastalık, kalp krizi ve beyin felci gibi diğer damar tıkanıklığı sonucunda oluşan hastalıklarla daha fazla beraber gözlenmektedir. Öz...
Devamını gör...
ATEROSKLEROZ (Damar Sertliği) : Ateroskleroz atardamarların sertleşmesine neden olan bir sürecin sonucudur. Bu süreç atardamarlar içinde yağ birikimlerinden oluşan çizgiler şeklinde başlar. Atardamarlar bu zararlı yapıya karşı bir savunma mekanizması amacıyla çeşitli kimyasal maddeler salar. Aynı zamanda kan dolaşımındaki hücreler de damar içi yüzeyine yapışmaya başlarlar ve böylece yağ birikimleri ile hücre kümelenmelerinden oluşan aterosklerotik plak geli...
Devamını gör...
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yiğit Akçalı, bacak damarlarında ortaya çıkan pıhtının, akciğeri besleyen damarları tıkaması sonucu ani ölümlerin ortaya çıkabildiğini söyledi. Akçalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bacak damarlarında meydana gelen tıkanmanın ani ölümlere neden olduğunu, bu nedenle de hastalığın ''sessiz katil'' olarak adlandırıldığını kaydetti. İnsanların do...
Devamını gör...

Kronik Hastalıklar

Yapılan araştırmalar, Endometriozis hastalığı ile kısırlık arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu göstermektedir.İnfertil ( çocuk sahibi olamayan bayanlarda) endometriozis hastalığına rastlanma sıklığı %50 ye kadar yükselir. Bir çiftin normal yolla bir ayda gebelik elde etme şansı %20 lerde iken, orta-ileri evre endometriozisli hastalarda bu oran %2 ye kadar düşer. Endometriozisin kısırlığa nasıl sebep olduğu tam olarak açıklanamasa da, muhtemelen hastalığı...
Devamını gör...
Ancak günümüzde her 100 çiftten 15′i bu isteğine kavuşabilmek için yardım almak zorunda. ART Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Senai Aksoy kadınlarda en çok görülen kısırlık nedenlerini anlattı. 1. Yumurtlama bozuklukları: Kadında en sık görülen kısırlık nedeni yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama (yumurtanın yumurtalıklar dışına atılması) olmaksızın döllenme ve gebelik oluşamaz. Yumurtlama bozukluğu dendiğinde yumurtlaman...
Devamını gör...
Birçok şey bozuk sperm sayısı, hareketliliği ve zayıf dölleme yetisine sebep olabilir. En çok rastlanan erkek kısırlığı sebepleri anormal sperm üretimi veya fonksiyonu, sperm transportunda bozukluk, genel sağlık ve yaşam tarzı konularını içerir. Sperm Transportunda Bozuklukve Fonksiyon : Spermle ilgili birçok erkek kısırlığı sebebi şunları içerir : Bozuk Sperm Şekli ve Hareketi : Spermin şekli düzgün olmalı ve yumurtaya doğru düzgün bir şekilde ha...
Devamını gör...
Günümüzde kısırlık artık çok nadiren düzeltilemeyecek bir nedene bağlı olabilir. bunu gerçek kısırlık (sterilite) olarak adlandırıyoruz. Ör: kadının erken menopoz'a girmesi (35 yaş altında), kadının rahminin veya yumurtalıklarının ameliyatla alınmış olması, erkeğin hiç sperm üretememesi (azospermi) gibi. bunların dışında kısır çiftlerde, üreme yeteneği değişik oranlarda azalmış olmakla beraber tedavi ile çocuk sahibi olmak mümkündür. kısırl...
Devamını gör...
1-Sperm üretimi ve spermin iletilmesiyle ilgili sorunlar Erkek faktörüne bağlı gebe kalamama durumunda en önemli neden sperm üretimi veya üretilen spermin iletimi ile ilgili sorunlardır. Oligospermi (sperm sayısının düşük olması), azospermi (hiç sperm olmaması), sperm hareket azlığı erkekteki doğumsal hastalıklara bağlı görülebileceği gibi, varikosel gibi hastalıklarda, vazektomi (erkekte aile planlaması amacıyla vaz deferens adlı kanalın bağlanması) sonrasın...
Devamını gör...